Başkan Hülya Eroğlu’ndan Ekonomi Uyarısı: “Türkiye Ekonomisi Alarm Veriyor!”

Zafer Partisi Düzce İl Başkanı Hülya Eroğlu, artan iflaslar, hızla eriyen rezervler ve dövize yönelişin ekonomik çöküşün açık işareti olduğunu söyledi.

Gündem Yayın: 09 Nisan 2026 - Perşembe - Güncelleme: 09.04.2026 18:01:00
Editör -
Okuma Süresi: 3 dk.
Google News

DMHA DÜZCE- Zafer Partisi Düzce İl Başkanı Hülya Eroğlu "Zafer Partisi Genel Başkanımız Sayın Prof. Dr. Ümit ÖZDAĞ’ın 2 gündür Konya’da olması sonucu sahadaki gözlemleri bizlere de iletmiş olup,  “Konya Türk ekonomisinin önemli
eksenlerinden başında gelmektedir. Tarımın önemli merkezi iken son yıllarda sanayide de büyük bir atılım yapmış olan şehrimiz. Ancak Konya’da bütün Türkiye gibi iflasların, konkordatoların kıskacında.” açıklamaları Türkiye için bir ekonomik çöküşün göstergesidir.


Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Londra’daki küresel sermaye çevrelerine sunduğu ‘pembe projeksiyon’ ile Türkiye’nin bölgesel risklere göğüs geren, dezenflasyon yolunda istikrarlı bir güç olduğunu savunuyor. Şimşek’e göre kira enflasyonu dizginlenmiş, eşel mobil sistemi ile akaryakıt kontrol altına alınmış ve makroekonomik denge kurulmuş.
Oysa vatandaşımız bambaşka bir gerçekliği yaşıyor.
Sahadaki veriler, Şimşek’in hikayesinin tam aksine; sıcak para çıkışlarının tetiklendiği,
merkez bankası rezervlerinin "erime" değil "buharlaşma" safhasına geçtiği ve kur şoku endişesinin hem yerel hem yabancı yatırımcıyı "döviz savunma pozisyonuna" ittiği bir
ekonomik darboğaza işaret ediyor.
Londra’da "güçlenen rezerv" güzellemesi yapılırken, TCMB mevcut rezervleri tarihin
en hızlı ve sert düşüşlerinden birinin yaşandığını gösteriyor.


Ocak ayında 215,5 milyar dolarla zirve yapan brüt rezervler, son 2 ayda adeta eriyerek 155,3 milyar dolara geriledi. Yani 60 milyar dolardan fazla bir kayıp yaşandı. Üstelik bu sürecin önemli bir kısmında savaş etkisi yoktu.

Sistemin asıl "can damarı" olan swap hariç net rezervler ise aynı dönemde 85,7 milyar dolardan 20,3 milyar dolara resmen çakıldı.
Sonuç nedir? Üç yıl boyunca yüksek faiz vaadiyle Türk milletinin sırtına yüklenen bu emanet paralar, sadece sekiz haftada sistemden çıkarak Londralı tefecilerin kasasına
aktarıldı.

"Ucuz faiz, garantili kur" dönemi kapanırken, kur şokunu önceden sezen sıcak para sahipleri kaçışa geçti.
Son 4 haftada 21,5 milyar dolar sessiz sedasız buhar oldu.
Reel sektörün 197,6 milyar dolarlık dev döviz açığı ve bir yıl içinde ödenmesi gereken 239 milyar dolarlık kısa vadeli dış borç, şirketleri dövize saldırmaya mecbur bıraktı.
Kur Korumalı Mevduattan çıkan ve TL’den umudunu kesen vatandaş, son bir haftada döviz mevduatlarını 2,2 milyar dolar daha artırdı.
Para sistemi resmen çatırdıyor; bu tablo, zincirleme iflas risklerinin habercisi." ifadelerini kullandı.

Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.