9 Yıldır Bölge İnsanına Hizmet Veriyor
Haber
24 Ağustos 2021 - Salı 17:17
 
9 Yıldır Bölge İnsanına Hizmet Veriyor
Düzce Üniversitesi Hastanesi Hematoloji Kliniği, 9 Yıldır Bölge İnsanına Hizmet Veriyor Pek çok özellikli branşı bünyesinde bulunduran Düzce Üniversitesi Hastanesi’nde; 2013 yılından bu yana hizmet veren Hematoloji Kliniği, hastaların dış merkezlere gitmesine gerek kalmadan Düzce’de tanı ve tedavi imkanına ulaşması sağlıyor.
SAĞLIK Haberi
9 Yıldır Bölge İnsanına Hizmet Veriyor

Düzce Üniversitesi Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hematoloji Uzmanı
Doç. Dr. Birgül Öneç, kelime anlamı ile “kanbilimi” olarak tanımlanan Hematoloji bilim dalı ve
hizmetleri hakkında bilgi verdi. Hematolojinin temelde kan ve kemik iliği, lenf bezleri, dalak gibi kan
yapıcı organları ilgilendiren hastalıkların tanı ve tedavisi ile ilgilendiğini kaydeden Doç. Dr. Öneç,
“Bunun yanında kanın yapısı ve içindeki hücrelerle ilgili araştırmalar, kan nakli ya da kök hücre nakli
gibi kanla ilişkili işlemler de hematolojinin önemli parçalarıdır. Kan ve kan yapıcı organların selim,
yani iyi huylu hastalıkları arasında kansızlık olarak bilinen anemiler, kanın bazı hücrelerinin az ya da
çok yapılması ile ilişkili kemik iliği yetmezlikleri, immun trombositopeni, polistemi gibi hastalıklar ya
da hemofili gibi kanama bozuklukları sayılabilir. Öte yandan başta lösemiler, lenfomalar ve multipl
miyelom olmak üzere kan ve kan yapıcı organlarla ilişkili malign, yani kötü huylu hastalıklar da
hematolojide tanı alır ve tedavi edilirler.” diye konuştu.
Düzce’de İlk Kez 2013 Yılında Hastanemizde Hizmet Vermeye Başladı!
Hematoloji Bilim Dalının İç Hastalıkları Anabilim Dalına bağlı, erişkin hastalarla ilgilenen bir üst
ihtisas alanı olduğunu dile getiren Doç. Dr. Öneç, “Düzce’de ilk kez, ben üniversitemizde göreve
başladığım 2013 yılı sonunda hematoloji hastalarına tanı ve tedavi hizmeti verilmeye başlanmıştır.
Kuruluşunda emek verdiğim için çok gururlu ve mutlu olduğum Gündüz Tedavi Ünitesinin açılışı ile
birlikte 2014 yılı başından beri hematoloji hastalarının çok büyük çoğunluğuna, başka bir şehre
gitmelerine gerek kalmaksızın kliniğimiz bünyesinde tanı ve tedavi hizmeti verebilmekteyiz.
Hematoloji bilim dalımızın Hematolog olarak tek öğretim üyesi benim. Ancak elbette başta iç
hastalıkları anabilim dalı çatısında beraber çalıştığımız araştırma görevlilerimiz ve sağlık
personelimizle birlikte hizmet veriyoruz. Ayaktan tedavilerimizi ise 5 hemşire ve bir biyoloğumuzla
birlikte gündüz tedavi ünitemizde uyguluyoruz.” dedi.
Sadece Onkoloji ve Hematoloji Hastaları İçin İzole Alanda Hizmet!
Kliniğin kullanımında olan teknik ve fiziki olanaklara da değinen Doç. Dr. Öneç, “Hastanemiz
polikliniklerinin bulunduğu Dr. Talat Bahçebaşı Binası üçüncü katında, sadece hematoloji ve onkoloji
hastalarına hizmet veren oldukça izole bir alanda bir adet Hematoloji polikliniğimiz mevcut. Bu
poliklinikte olabildiğince kemoterapi alan ya da sürekli kan nakillleri yapılan hematoloji hastalarının,
mevcut enfeksiyon risklerini de göz önünde bulundurarak en hızlı şekilde muayene edilmesi ve
tetkiklerinin, tedavilerinin düzenlenmesine odaklı olarak çalışıyoruz. Düzenlenen kemoterapileri ya da
kan transfüzyonlarını olabildiğince aynı katta bulunan 15 koltuk ve daha ağır hastalar için 2 yatak
kapasiteli gündüz tedavi ünitemizde günübirlik tedaviler olarak veriyoruz ancak hastanın durumuna
göre yatış gerektiğinde İç Hastalıkları kliniğinin -4. Kattaki yataklı servisinde, hematoloji-onkoloji
hastalarının ağırlıklı yattığı bölümde yatırarak izleyebiliyoruz.” ifadelerini kullandı.
“Hastalarımızın Yüzde 95’ini, Başka Bir Merkeze Gitmelerine İhtiyaç Olmaksızın Takip
Edebilmekte”
Gündüz tedavi ünitesi içinde ayrıca hematolojik hastalıkların tanısı için çok önemli olan kemik iliği
biyopsisi gibi girişimlerin yapılabildiği biyopsi odasının olduğunu belirten Doç. Dr. Öneç, “Tanıda
yine çok önemli olan biyokimyasal ve genetik tetkiklerin büyük çoğunluğunu hastanemiz anlaşmalı

laboratuvarları aracılığıyla hastaların başka bir merkeze gitmelerine gerek kalmadan gönderebiliyoruz.
Elbette hematoloji birçok nadir hastalığı olan, tanı ve tedavi aşamasında oldukça komplike tetkik ve
modalitelere ihtiyaç duyan bir bölüm ama hastalarımızın yüzde 95’ini başka bir merkeze gitmelerine
ihtiyaç olmaksızın takip edebilmekte olduğumuzu söyleyebiliriz. Özellikle malign ya da düzenli kan
transfüzyonu gerektiren tanıları olan hastalarımız her geldiklerinde sonraki randevularını alarak ya da
poliklinik sekreterimizden telefonla randevu alarak düzenli takip olabilmekteler. Tabi bu yoğunluktan
mağduriyet yaşanmaması için daha önce hematolojik bir tanısı olmayan, ilk kez başvuran kişilerin ilk
değerlendirmelerine dahiliye polikliniklerinde de yardımcı oluyoruz. Yapılan ilk tetkiklerle bu
polikliniklerde görevli doktor arkadaşlar da hastaları bana danışarak, ileri tetkik gereken hastaları
hematoloji polikliniğine takibe geçiriyorlar.” şeklinde konuştu.
“Hastalarımıza En İyi Tedaviyi Sunabilmek İçin Elimizden Geleni Yapıyoruz”
Tedavi yaklaşımları hakkında bilgiler paylaşan Hematoloji Uzmanı Öneç, “ Özellikle malign, yani
kötü huylu hematolojik hastalıkların hem tanısında hem de tedavisinde son yıllarda çok hızlı
değişimler ve gelişimler oluyor. Bizler bu gelişimleri sürekli takip ediyoruz ve hastalarımıza en iyi
tedaviyi sunabilmek için elimizden geleni yapıyoruz. Hematoloji ve onkoloji hastalarında güncel olan
hedefe yönelik, ya da halk diline “akıllı ilaç” olarak yerleşmiş tedavileri de sıklıkla kullanıyoruz. Bu
ilaçlar, hastalıklı hücreleri bazı özelliklerine göre tanıyan ve bunlara etki ederken diğer organ ve
dokulara belirgin zarar vermeyen, dolayısı ile saç dökülmesi, ağız yaraları gibi klasik kemoterapilerde
sık gördüğümüz yan etkilere yol açmayan ilaçlar.” dedi.
“Hastalara Uluslararası Standartlarda Tedavi Hizmeti”
Kişinin kendi bağışıklık hücrelerini uyararak hastalıkla savaşmasına aracılık eden immunoterapi tedavi
yaklaşımının da klinikte uygulanan tedaviler arasında yer aldığını belirten Doç. Dr. Öneç, “Elbette bu
tedaviler hastanın ve hastalığın bazı özelliklerine göre kullanımı mümkün olan tedaviler, dolayısı ile
öncesinde bazı değerlendirmelere göre uygun hastalara verilebiliyor ancak kliniğimizde birçok hastaya
uygulandığını söyleyebiliriz. Bunun yanında immunglobulin gibi kan ürünleri ya da trombosit, plazma
gibi kan komponentlerini içeren destek tedavilerini büyük oranda gündüz tedavi ünitemizde, yatışa
gerek kalmadan uygulayabilmekteyiz. Hastalarımızın uluslararası standartlarda tedaviyi sunduğumuzu
ve büyük çoğunluğunu daha ileri bir merkeze gitmelerine gerek kalmayacak şekilde tedavi
edebildiğimizi söyleyebilirim.” ifadelerine yer verdi.
“Ayda Ortalama 400 Hastayı Polikliniğimizde Tedavi ve Takip Ediyoruz”
Düzce Üniversitesi Hastanesi hematoloji polikliniğinde takipli yaklaşık 750 kötü huylu (malign)
hastalığı olan hasta mevcut, binlerce de selim hematolojik problemi olan hastaya bakıldığını dile
getiren Hematoloji Uzmanı Doç. Dr. Öneç, “Ayda ortalama 400 hastayı polikliniğimizde tedavi ve
takip ediyoruz, bunun yanında dahiliye polikliniklerinden tetkik edip tanı koyduğumuz, diğer
kliniklerde yatarken ya da acile geldiğinde değerlendirdiğimiz tedavi düzenlediğimiz yüzlerce
hastamız oluyor. Özellikle takipli hastaların kemoterapi düzenleme- uygulama- değerlendirme gibi
işlemleri önemli ve zaman alan işlemler olduğundan yoğun bir klinik olduğumuzu söyleyebiliriz.”
dedi.
“Ulaşım Kolaylığının Da Etkisiyle Bizim Kliniğimize Başvurmayı Tercih Eden Önemli Sayıda
Hastamız Var”
Düzce Üniversitesi Hastanesi Hematoloji Polikliniğine Düzce dışında başka illerden de hastalar
geldiğine dikkat çeken Doç. Dr. Öneç, “Bir-iki yıl öncesine kadar Bolu gibi civar illerde de hematolog

olmadığından Bolulu hastaların hemen hemen tamamı bizim takibimizdeydi. Bu hastaların bir kısmı
halen bizim takibimizde. Hastalarımızın olumlu tecrübelerini paylaşması ve bazı ilçelerin ulaşım
kolaylığının da etkisiyle Hendek, Bartın ve Ereğli’den de bizim kliniğimize başvurmayı tercih eden
önemli sayıda hastamız var.” diye konuştu.
Hedef Daha Kapsamlı ve Donanımlı Hale Getirmek!
Hematoloji kliniğini daha kapsamlı ve donanımlı bir merkeze dönüştürmek için sürekli çalıştıklarını
ifade eden Doç. Dr. Öneç, “Bu anlamda en önemli sorunun hematoloji hastalıklarının birçoğunun
yılda yüz binde bir ya da iki kişide rastlanan nadir hastalıklar olmasından kaynaklandığını ve her
hastalığı kapsayacak tanısal testlerin ya da tedavi modalitelerinin merkez bünyesine kazandırılmasının
kaynakların verimli kullanımı açısından imkansız olduğunu belirtmeliyim. Tanısal güçlükleri dış
tetkik anlaşmaları ile hastaların gitmesine gerek kalmadan aşmayı başardığımızı ve bu kapsamı
genişletmeyi hedeflediğimizi belirtmeliyim. Ayrıca Zonguldak, Sakarya, İzmit gibi bölgedeki diğer
hematoloji merkezlerindeki hocalarımızla sürekli bir iletişim ve dayanışma içinde olduğumuzu ve
daha geniş ekipler, donanımlar gerektiren tedavi modalitelerinde destekleri ile tedavilere başladığımızı
söyleyebilirim. Elbette bu hastaların ihtiyaç duydukları özel tedavileri bittiğinde kliniğimizden
takibine devam edilebilmekte.” ifadelerine yer verdi.
“Takip ve Tedavileri Asla İhmal Edilmemeli”
Son olarak kan ve kan yapıcı organların kanserleri olan lösemi, lenfoma ve multipl miyelom gibi
hastalıkların tedavisinde çok önemli gelişmeler yaşandığını ve bu hastalıklarda uygun tedavilerle çok
iyi yanıtlar alındığına işaret eden Doç. Dr. Öneç, “COVİD pandemisi sürecinde takiplerini ihmal
ederek olumsuz sonuçlarla yüzleşen birçok hastamız olduğundan, takip ve tedavilerin asla ihmal
edilmemesi gerektiğini hatırlatmak isterim. Çok severek hizmet verdiğim hastalarımız için şartları
olabildiğince ideal hale getirmeye çalıştığımızı ve birçoğu bağışıklık sisteminin baskılanmasına yol
açan hematolojik hastalıklarda tedavisiz-takipsiz olmanın COVİD-19 enfeksiyonu açısından daha
büyük riskler yaratabileceğini eklemek isterim.” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Kaynak: Editör: 81 DÜZCE HABER
Etiketler: 9, Yıldır, Bölge, İnsanına, Hizmet, Veriyor,
Haber Videosu

Web Tv'de Görüntüle

Bu videoyu yorumlamak ve paylaşmak için ayrıca tıklayın.

Yorumlar
Haber Yazılımı