Furkan AYKOL Annesinin Örtüsü: google.com, pub-7866139288487547, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Yazı Detayı
13 Eylül 2021 - Pazartesi 16:39
 
Annesinin Örtüsü:
Furkan AYKOL
 
 
Sokağa çıkmıştı. Bir şeyler olmuştu: bir şeyler olmasa sokağa çıkacağı yoktu. Aklında üç kelime vardı: üçü de birbirinden bağımsızdı. Meydanın tam ortasına geldi. İçindeki nağrayı zorlukla tutan onun gibi birisi daha vardı; onu geçti ve meydanda ilerledi. "...kahrolsundu!" Neydi kahrolan? Meydandaki panoda bir reklam gördü, reklamı görünce unuttuğu kelimeyi hatırladı. "Kahrolsundu..." aklına gelen kelimeyi sadece içinden, kimsenin duyamayacağı bir şekilde haykırdı. Reklam panosuna baktı: bazı ürünlerin yanlız bazı mağazalarında indirim vardı. Yanlış bir şey için koştu, koşup mağazaya girdi. Mağazaya girene kadar aklındaki kelimeyi tekrarladı: pek fazla duyulan ve görülen kelime (nerede) Mağazaya girdi ve sessizlik. İndirimli olan malı alırken onu görenler bir giz ve sessizlik içinde onun hareketlerini izlemişti. Mağazadan çıktı. Elindeki indirilimli ürünü tüketmekle meşgul olunca aklına gelen kelimeyi unuttu. Yanlız kendi içinde ve kendisine ulaşan bir yankının nağrasını haykırdı: "...Kahrolsundu!" Kendisine tüketim bilincini aşılayan mağazadan çıkınca onu, mağazanın içinde görenler asabi bir tavırla onun yanına yaklaştı. Dört kişilik bir grubun arasında kaldığında ne olduğunu, etrafındakilerin neden asabi tavır sergilediğini anlamadı. Karşısında duran, elindeki poşetleri hızla yere savurdu: poşet yırtıldı ve poşetin içindeki ürün reklam panosunda olan üründü. Sol tarafında duran onu omzundan itikledi; bu ani darbesiyle onu yere düşürdü. Etrafındaki grup ellerini yumruk yapıp havaya kaldırdıklarında yüksek sesle nağralar atıyor, meydanın ortasına doğru ilerliyorlardı. "...kahrolsundu!" Etrafından dört kişilik grup dağılınca, yere düşen ürünün kalan kısmını ürünün kapağını açıp tüketmeye başladı. Bu tüketim çılgınlığı, ürünün sorumlusu; ürünün reklamına TV ve sosyal medyada yasak getirmeyenlerin suçuydu. Bu tüketim çılgınlığı, ona aşılanan pis zihniyetin sonucuydu. Tükettiği ürünü bitirdikten sonra etrafına baktı: Ürünü satın aldığı mağazanın sahipleri, yine mağazanın önünde oturan kendisini ihtiyaç sahibi zannederek ondan kazandıkları parayı onun önüne fırlattı. Bozuk paralara bir kurt gibi saldırdı. Yine etrafına baktı: ülkenin ve şehrin insanında bir isyan vardı; reklam panosundaki ürünün reklamını yırtmışlardı, tüm sokaktaki belli başlı mağazalar yağmalanmış, dağıtılmıştı. Çöpler sokağın ortasına dağılmıştı: tüketim hazının en zirvesine ulaşan, çöplere saldırmadı fakat, mahiyetini bilmese çöplere de saldıracaktı. Yanından geçen bir çarşaflı kadının ayağına yapıştı. Çarşaflı kadın korktu ve kaçmak istedi. Kadının ayağına yapışan, güç kazanarak ayağa kalktı ve kadının çarşafını kendisine doğru çekti. Kadının başı açıldı ve saçları gözükmeye başladı. Kadın korktu, örtüsünü geri alıp başını telaşla kapatmaya çalışırken sesli bir şekilde bağırdı: "Ya Kahhar, sana sığınırım!" Koşarak uzaklaşan kadın, bir mescide sığındı. Oysa meydanda mescit görünmüyordu. Her an ve her gün insanlar, AVM'nin en üst katında eğlence yerlerinde eğlenirken mescitler, AVM'nin dibine, yani yerin en dibine gömülmüştü. Bu kurulu düzenin, bu kurulu düzeni düzenleyenlerin zihniyetine "...kahrolsundu!" Yedi gün boyunca mescitten çıkmayan kadın, her düşüncesinde ağlıyordu. Kendisi bir hata işlememişti fakat onu, çarşaflı bir kadın olduğu için suç işlemiş olarak görenler vardı. Çarşaflı kadının çarşafını istememek ne hadlerineydi. Çarşaflı kadın, gerçek sahibi kimse ondan af diledi kimsesiz, yardımsız ve aciz olarak. Tüm insanlık ve kendisi adına...
 
Etiketler: Annesinin, Örtüsü:,
Yorumlar
Haber Yazılımı