Furkan AYKOL Kudüs Meselesi: google.com, pub-7866139288487547, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Yazı Detayı
29 Haziran 2021 - Salı 18:54
 
Kudüs Meselesi:
Furkan AYKOL
 
 

İçimize öyle bir dert düştü ki anladık bu dert karşısında elimiz kolumuz bağlı. Lâkin hepimizin de eli kolu bağlı kalsa, çaresiz olduğumuz görülüp de çaresiz kuyuya atılsak, insanlar bizi duymasa, yetişir imdadımıza çaresizlerin çaresi Allah.

Zira hep öyle oldu. Şimdi bakın Kudüs'e: yine öyle oluyor. Güçsüzken, en güçlüden güç bulup bir nura hazırlanıyorlar. Ellerinde kalan son şey bir taş parçası da olsa, onunla dahi bu nura hazırlanıyorlar. O küçük taşlara iyi bakın, onlara bir sembol bırakmışlar direnenler: ilk kıblemiz Mecid-i Aksa... Mescid-i Aksa, Kudüs içindeki. Bilmelisiniz biz, o şehirde yaşıyoruz. Çünkü birçok kardeşimiz orada. Mânevî radyo hükmüyle de biz hep görüşürüz onlarla: birimiz batıda, birimiz doğu da olsakta. Kudüs içindeki Mescid-i Aksa'da gizlenen değer, İslâm'ındır ve Kudüs dahi Islâm'ın kalacaktır!
"...Allah, sizin bilmediğinizi bildi ve size bundan başka yakın bir fetih daha verdi."
Fetih Suresi/ 27. Ayet

Unutmamalıyız. Her an ve her daim zulüm altındaki kardeşlerimiz gibi haykırmalıyız. Bunu yazmalı, bunu çizmeli, bunu konuşmalıyız. Davamızı haykırmalıyız... Bir insan, bir ümmet demektir! Çaresiz değiliz: çaresizlerin çaresi olan Allah'a dua edebiliriz. İnanırsak duanın gücü artar. Fetih Suresi okuyabiliriz, hacet namazı kılabiliriz. Gündemimizde hep bu olmalı: İslâm Coğrafyasını ve doğu ülkelerini hiç aklımızdan çıkarmamalıyız.

Dert edinmek gerekir yani. Hiç akıldan çıkarmamak dert edinmekle olur. Yoksa sokağın ortasında, topluluk bir alanda ve meydanda "Kahrolsun israil" diye haykırıp meydan dışında yine israilin ürettiği ve desteklediği malları kullanarak olmaz. Bir çaba uğrunda olalım ve bilmediğimiz bir şeyleri beraber, yanımızdaki ınsanlarla öğrenmeyi deneyelim;
Bir davamız var ve biz davamızın arkasında durmaya çalışırken, o davayı yok etmeye çalışan bir düşman var. Ki hâlâ bu ülkenin sokaklarında, televizyonlarında o düşmanın mallarının reklamı yapılıp indirim anında da, depolamak için dahi olsa o mallar satılıyorsa, o düşman bizim için düşman da olsa, ona göre biz ona hâlâ dost sayılırız. Kendimize sormalıyız ve öğrenmeliyiz ki bizim tek ve gerçek dostumuz olan Allah, bu dostluktan hoşlanıyor mu? 

 
Etiketler: Kudüs, Meselesi:,
Yorumlar
Haber Yazılımı