Furkan AYKOL Meydanda Yeni Bir İşçi II : google.com, pub-7866139288487547, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Yazı Detayı
29 Haziran 2021 - Salı 18:56
 
Meydanda Yeni Bir İşçi II :
Furkan AYKOL
 
 

Yeni doğan, kundakta küçük bir işçi meydanda gözleriyle harekete geçti. Leyli bir gece geçiyorken meydan boşluğunun yolundan annelerin zihin ağrısı şiddetle artardı. Meydan boşlukta ve anneler için her şey sınırdaydı. Kucağından düştü toprağa bir annenin kundaktaki bebeği. Her şey sınırdaydı ve durmamıştı anne. Kucağına aldı ve gizledi yeni işçi topraktaki küçük bebeği. Sırtına aldığı bıçak darbesine kadar kucağında taşıdı. Kucağından düştü toprağa yeni işçinin göğsüne bastırdığı küçük işçi. Ve izledi leyli bir gecede etrafında gerçekleşenleri.

Duyduğu her nağrada yeni bir kelime daha öğrendi. O küçük işçi de kendine has nağrasını haykırabilmek için ağladı, ağladı. (Gazze'ye bomba atıldı, haberiniz var mı) O ağladıkça leyli gece tam ortasında dururdu boşluğun. Annelerin zihin ağrısı durmaz, anneler durur, ellerini başlarına koyarlar (sarsıldılar içlerinde)
Bir inleme sesine çevrildi küçük işçinin harekete geçen gözleri. Yeni işçinin kolları uzaktan kendisine doğru uzanıyordu. Yeni işçi yavaş yavaş sırtında bıçak yaralarıyla küçük işçiye doğru sürünüyordu. Bir gülme sesi meydanda yankılandı, yaklaştı yeni işçiye. Kundaktaki bebeğin, yeni doğan küçük işçinin o küçük burnuna bir ateş böceği kondu. Aydınlattı bebeğin boyu kadar leyli geceyi. Küçük işçi leylide, gecede ve karanlıkta gizlendi ve harekete geçen gözleriyle meydanın içinde babasını, yeni işçiyi izlemeye devam etti. Gülen ses yeni işçinin başında ve zihninin içinde de gülmüştü. Zihninin içinde bir ses aradı anne (durdu aradı durdu aradı kımıldasa...) 
Yeni işçinin sağ omzuna, kırılmış omzuna bir tekme atıldı. Sonra karşı karşıya durulması için yeni işçiye el uzatıldı: bunu yaparken hâlâ alaycı bir şekilde gülen bir ses vardı zihnin içinde. Kazandığını ve yeni işçinin kaybettiğini yeni işçinin ağzından duymak istiyordu. Yeni işçi gülümsedi ve kendi ellerinden güç alarak doğrulmaya çalışırken, kendisinin kaybetmediğini, asıl onun kaybettiğini söyleyecekken sustu. Sol koluyla gülen sesin zayıf bacağını yakaladı ve onu toprağa düşürdü. (Toprağa düştü annelerin gözyaşı çökmüşken dizinin üstüne kımıldayacak olan anne) Yeni işçi bitap halde tam doğrulamayıp tekrar yüzüstü yere düştü (Anne kımıldadı düşen dizini kaldırdı topraktan) 
Bir bitap sesine çevrildi küçük gözler. Gelecek bir rahatlamanın bitap sesi. Gülen ses bıçak darbeleriyle dolu olan yeni işçinin sırtına bir darbe daha attı. Yeni işçi son hamlesiyle çizgili dudaklarını oynattı: tekrar ve tekrar onun kaybettiğini söylemek istedi söylemedi. Diriliş, dedi, diriliş gerçekleştiğinde. Ve bir çift göz eylemini durdurdu. Gülüş, yorulan zihnimizde devam ediyordu. İçimde bu çirkin gülüşüyle savaşıyorum en büyük düşmanımın. 
Leyli sıyrılıyor boşluktan nur takılıyor boşluğa. Görünmez sesi geliyor karanlıktan erdemin:
"Bir an kayboldun gibi! yaşadım kıyameti 
Yoruldun ama buldun ey kalbim emaneti"

Yeni doğan küçük işçiye, kundakta sarılmak nasip oluyor çocuğu olmayan bir anneye. Sarıp koynuna çıkarıyor boşluktan bebeği ve uzaklaştırıyor gülen sesten. Bir anne de diriliş işçisi olur ve seslenir küçük kulağına kundaktaki bebeğin:
"İmanın güneş yüzlü çocuğusun"
Ve öptü küçük burnundan kundaktaki bebeğin
(her yerde ilk adımı atacak işçisi dirilişin)

Diriliş, gören küçük gözlerde kalıyordu hatırlanmak ve büyümek için...

 
Etiketler: Meydanda, Yeni, Bir, İşçi, II, :,
Yorumlar
Haber Yazılımı