Furkan AYKOL Zeytin Ağacının Konuşması: google.com, pub-7866139288487547, DIRECT, f08c47fec0942fa0
Yazı Detayı
29 Haziran 2021 - Salı 18:55
 
Zeytin Ağacının Konuşması:
Furkan AYKOL
 
 

Filistin'in küçük kız çocuğuydu Filistin. Filistin'i taşıyla toprağıyla seven 'direnişçi' küçük kız... O olay yaşanmadan evvel her gün önümde oynar, dallarımı okşardı. Bana her gün derdi ki:
"Ölmeyeceksin, her şeye sen şahit olacaksın, yaşayacaksın!" Her gün aynı sözü, aynı heyecanlı ve kararlı tonla söylerdi:
"Her şeye sen şahit olacaksın!"

Haziran ayının çok az görülen yağmurlu günlerinden birinde yine önümde bir olay yaşandı. Atlı süvariler Filistin halkını evlerinden çıkarıyor ve evleri bir hırsız gibi işgal ediyorlardı. Filistin halkının sabır ve gözyaşı ile yaptığı evlerin -kendi nazarlarıyla- sahipleri onlardı. Biri gitse veya gelmese yerine başka bir asker gelirdi. Bunlar batıcı siyonizm düşüncesiyle yaşayan siyonist grubunun askerleriydi. At üstünde Filistin halkını kovalıyor; sopayla, kırbaçla eziyet yapıyorlardı. Onlardan kaçan halk, atların toynakları altında eziliyor: kimisi oracıkta şehit oluyor, kimisi ağır yaralanıyordu. İşte küçük kız çocuğu Filistin'de o halkın içindeydi. Askerlerin üzerine gelmesine karşın yerinden ayrılmıyor, direniyordu ve bu direnişte ağır yaralananlardan olmuştu. Filistin'in babasını "Allahuekber, Filistin bizimdir, Kudüs Müslüman'larındır, işgal bitecektir!" dediği için siyonist askerler şehit etmişti. Bu askerleri destekleyen, yaptıklarından övünen ingiltere, abd, mısır gibi ülkeler vardı. O ülkeler, siyonist gruba Filistinlilere her türlü işkenceyi yapmaları için destek sağlıyordu. Siyonist askerler, çoğu Filistin halkını esir almıştı. Onları kendi hapishanelerinde tutuyorlardı. Siyonistlerin kendi kanunları vardı: onlar için o kanunlar işlerdi, kendi hâkimleri vardı... 
Esirlerle görüşmek isteyen avukatlara sebepsiz görüşme yasağı gelirdi. Avukatların ofislerini sebepsiz mühürler ve kapatırlardı kendi mahkemelerinden çıkan kararla. 
Bu siyonist grubu aklını kaybetmişti. Evet, onlar aklını kaybetmişti. Zira o gruptan bir asker "Çocukları öldürüyoruz çünkü büyüyünce terörist olacaklar" demişti. Öldürüyorlardı çünkü kendileri teröristti. 

Ben avukat değilim, savcı değilim, hâkim değilim. Ben şâhidim! Her şey benim önümde gerçekleşti. Ben, önümde yaşanan her olaya şâhitlik eden zeytin ağacıyım ve "eşhedü" derim. Ben şâhidim! Tüm dünya duysun ve şâhit olsun: kardeşim incir ağacını kökünden kestiler. Bu haziran günü yağdırılan yağmur benim ağlayışımdır. Evet, yağan değil yağdırılan bir yağmur...
Ben de bir şâhit olduğum için kardeşim gibi, bir zeytin ağacını kökünden kesip idama mâhkûm ettiler. Gökyüzünde ve yerde bir hilal izlesin bu idam edilişi...

 
Etiketler: Zeytin, Ağacının, Konuşması:,
Yorumlar
Haber Yazılımı