30 Mart 2026 - Pazartesi

Kütüphanelerle Büyüyen Bir Şehrin Hikâyesi: Düzce

81 Düzce Haber köşe yazarı Doç. Dr. Fatih Özçelik Kütüphanelerle Büyüyen Bir Şehrin Hikâyesi: Düzce başlıklı yazısını yayımladı.

Yazar - Doç.Dr. Fatih Özçelik
Okuma Süresi: 7 dk.
Doç.Dr. Fatih Özçelik

Doç.Dr. Fatih Özçelik

-
Google News
Düzce’de son yıllarda art arda açılan kütüphaneler, yalnızca yeni binaların ortaya çıkmasıyla sınırlı kalmıyor; şehrin kültürel hayatında da hissedilir bir değişim meydana getiriyor. Kütüphaneler, insanlık tarihinin her zaman en sessiz ama en güçlü hafıza mekânları olmuştur. Yazının icadıyla birlikte bilgi kalıcı hâle gelmiş, nesilden nesile aktarılmış ve bu aktarımın en önemli adresi kütüphaneler olmuştur. Antik çağlardan beri insanlar bilgiyi biriktirmiş, korumuş ve paylaşmıştır. Bu yönüyle kütüphaneler, yalnızca kitapların bulunduğu yerler değil; medeniyetin sürekliliğini sağlayan temel unsurlar hâline gelmiştir. Türklerin tarih sahnesindeki yolculuğunda da bilgiye verilen değer her dönemde kendini göstermiştir. Uygurlar döneminde yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte yazılı kültür ciddi bir gelişme göstermiştir. Şehirlerde ortaya çıkan yazma eserler, yalnızca dinî metinlerden ibaret kalmamış; hukuki, ticari ve kültürel hayatın birçok alanına ışık tutmuştur. Bu durum, Türk toplumlarının bilgiyi kayıt altına alma ve koruma konusunda ne kadar bilinçli hareket ettiğini ortaya koymuştur. Türklerin İslamiyet’i kabul etmesinden sonra ise kütüphaneler çok daha geniş bir anlam kazanmıştır. Bilgi, sadece bir ihtiyaç değil, aynı zamanda kutsal bir değer olarak görülmüştür. Medreselerle birlikte gelişen kütüphaneler, eğitim hayatının merkezinde yer almış; vakıflar aracılığıyla toplumun her kesimine açık hâle gelmiştir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde kurulan kütüphaneler, sosyal hayatın önemli buluşma noktalarından biri olmuştur. İnsanlar bu mekânlarda sadece okumamış; düşünmüş, tartışmış ve üretmiştir. Bugüne gelindiğinde ise kütüphaneler, şehirlerin kültürel seviyesini gösteren en önemli göstergelerden biri hâline gelmiştir. Bir şehirde kütüphaneler ne kadar canlıysa, o şehirde düşünce hayatı da o kadar güçlüdür. Açıkçası uzun yıllar boyunca yurt dışında gördüğüm kütüphanelere hep imrenerek bakmışımdır. O mekânlar sadece kitap okunan yerler değil; yaşayan, insanı içine çeken, üretmeye teşvik eden alanlar olmuştur. Türkiye’de ise bu ölçekte örnekler çoğunlukla büyük şehirlerde karşımıza çıkmıştır. Düzce gibi nüfus olarak orta ölçekli bir şehirde bu anlayışın hayata geçirilmiş olması ise gerçekten dikkat çekici bir gelişme olmuştur. Bu noktada Düzce’de Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü öncülüğünde açılan kütüphaneler, şehir adına önemli bir dönüşümün göstergesidir. Düzce Millet Kütüphanesi, düzenli çalışma alanları, bireysel çalışma imkânları ve teknolojik altyapısıyla özellikle öğrenciler için önemli bir merkez hâline gelmiştir. Günün farklı saatlerinde yoğun şekilde kullanılan bu kütüphane, gençlerin daha disiplinli ve verimli ortamlarda çalışmasına imkân sağlıyor. Sabiha Ulusoy Kütüphanesi, modern yapısı ve kullanıcı dostu düzeniyle öne çıkıyor. Şimdiden öğrencilerin günlük çalışma rutinlerinin bir parçası hâline gelmiştir. Sessiz ve düzenli ortamı sayesinde özellikle sınavlara çalışan gençlerin yoğun ilgisini görüyor ve şehrin eğitim ve kültür hayatına doğrudan katkı sağlıyor. Yahya Kemal Kitap Köşkü ise daha özgün bir kimlik taşıyor. Bölgeye özgü klasik Türk sivil mimarisinin bir örneği olan bu yapının kütüphaneye dönüştürülmesi, geçmiş ile bugünü buluşturan anlamlı bir adım olmuştur. Daha butik bir yapıya sahip olan bu mekân, estetik atmosferi ve sakin ortamıyla öğrencilere ve araştırmacılara farklı bir kütüphane deneyimi sunuyor. Bunlara ek olarak hayata geçirilen ve geçirilecek yeni nesil kütüphane projeleri de dikkat çekiyor. Bilim merkezi bünyesinde planlanan kütüphane gibi projeler, klasik kütüphane anlayışının ötesine geçildiğini gösteriyor. Bu tür mekânlar, sadece kitap okunan alanlar değil; aynı zamanda araştırma, üretim ve etkileşim alanları olarak düşünülmüştür. Düzce Belediyesi’nin hayata geçirmiş olduğu bu kütüphaneleri zaman zaman geziyor ve dolaşıyorum. Açık söylemek gerekirse hayran kalmamak elde değil. Daha önce Avrupa’da gördüğüm ve imrenerek baktığım o modern, düzenli ve yaşayan kütüphane ortamlarının benzerini kendi şehrimde görmek, gerçekten memnuniyet verici bir gelişme. Bu durum, Düzce’nin artık sadece takip eden değil, aynı zamanda kendi ölçeğinde örnek oluşturan bir şehir hâline geldiğini gösteriyor. Bu noktada ister istemez geçmişle bugün arasında bir karşılaştırma yapıyorum. İlkokul ve ortaöğretim yıllarımda Düzce’de yalnızca bir kütüphane bulunuyordu. Eski Düzce Lisesi’nin karşısında, bugünkü Krempark’ın arkasında kalan alanda yer alan bu kütüphane, bahçesinde bir ilkokulun bulunduğu, hemen yanında ise tek katlı küçük bir binadan ibaretti. Rutubetli, fiziki şartları yetersiz ve kitap bakımından da sınırlı imkânlara sahip olan bu yapı, o dönemin Düzce’si için oldukça yetersizdi. Bugün ise gençlerin, araştırmacıların ve çalışmak isteyen herkesin rahatlıkla faydalanabildiği modern kütüphanelerle karşı karşıyayız. Kütüphanelerde özellikle gençlerin oluşturduğu o canlılık, ayrı bir anlam taşıyor. Çalışma salonlarının dolup taşması, geleceğe dair umutları da beraberinde yeşertiyor. Bu manzara, bize sadece bugünün değil, yarının da inşa edildiğini gösteriyor. Ayrıca kütüphanelerin bünyesinde yer alan kafeterya alanları da önemli bir ihtiyaç olarak karşılık buluyor. Öğrencilerin uygun fiyatlarla faydalanabildiği, nezih ve düzenli bu alanlar, kütüphaneleri aynı zamanda birer yaşam alanı hâline getiriyor. Sevindirici olan bir diğer husus ise yeni kütüphane projelerinin devam ediyor olmasıdır. İnşaatı süren ve hayata geçirilecek yeni kütüphaneler, bu vizyonun sürekliliğini göstermiştir. Daha da önemlisi, açılmış olan her kütüphanenin kısa sürede doluyor olması; öğrenciler, araştırmacılar ve çalışmak isteyenler tarafından yoğun şekilde kullanılmasıdır. Bu durum, yapılan yatırımların ne kadar doğru olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu noktada Düzce Belediye Başkanı Dr. Faruk Özlü’nün ortaya koyduğu vizyon dikkat çekiyor. Eğitim ve kültür odaklı bu yaklaşım, Düzce’nin sadece bugünü için değil, geleceği için de önemli bir temel oluşturuyor. Sonuç olarak, Düzce’de hayata geçirilen bu kütüphaneler yalnızca bugünün ihtiyacını karşılamakla kalmayacak; aynı zamanda geleceğin kültürel altyapısını da şekillendirecektir.
#
Yorumlar (0)
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.