07 Mart 2026 - Cumartesi
Muhasebe – Teravih Sonrası Sessizlik
81 Düzce Haber Köşe Yazarım Tarık Şahin'in Muhasebe – Teravih Sonrası Sessizlik başlıklı yazısı yayımlandı
Yazar - Tarık Şahin
Okuma Süresi: 2 dk.

Tarık Şahin
-
Ramazan’ın üçüncü haftası…
İlk günlerin heyecanı yerini dinginliğe bırakmış, beden yorgun ama ruh hafiflemiştir. İşte tam bu günlerde insan, kalbinin sesini daha net duyar.
Gündüz açlık, akşam iftar, gece teravih… Döngü sürer.
Fakat teravih sonrası o birkaç dakikalık yürüyüş vardır ya… İşte muhasebe orada başlar.
Kur’ân-ı Kerîm’de Rabbimiz şöyle buyurur:
“Ey iman edenler! Allah’tan korkun ve herkes yarın için ne hazırladığına baksın.”
(Haşr, 59/18)
Ramazan, insanın “yarın”ına bakma zamanıdır.
Sadece ahiret yarınına değil; yarınki hâline, yarınki karakterine…
Bir başka ayette şöyle buyrulur:
“Şüphesiz Allah, bir kavim kendilerinde olanı değiştirmedikçe onların durumunu değiştirmez.”
(Ra’d, 13/11)
Demek ki değişim dışarıda değil, içeride başlar.
Ramazan’ın ortası tam da bu yüzden bir aynadır.
Teravihte omuz omuza saf tutan insan, eve dönerken kendi iç safını düzeltmek zorundadır. Kırdığı kalpleri, geciktirdiği iyilikleri, ihmal ettiği sorumlulukları hatırlar.
Efendimiz ﷺ şöyle buyurur:
“Akıllı kişi, nefsini hesaba çeken ve ölümden sonrası için çalışan kimsedir.”
(Tirmizî, Kıyâme 25)
Muhasebe ağır bir kelimedir ama Ramazan’da yumuşar.
Çünkü bu ay azarlamaz; hatırlatır.
Hz. Ömer (r.a.)’ın şu sözü ne kadar manidardır:
“Hesaba çekilmeden önce kendinizi hesaba çekin.”
Ramazan’ın üçüncü haftası tam da budur:
Kendini tartma vakti.
Sabır gerçekten içimize yerleşti mi?
Paylaşmak alışkanlık oldu mu?
Yoksa Ramazan’ın ilk heyecanıyla sınırlı mı kaldı?
Teravih sonrası sessizlik boş değildir.
O sessizlikte insan kendi eksiklerini duyar.
Bazen bir pişmanlık, bazen bir karar, bazen bir dua yükselir içinden.
Ramazan, insana büyük sözler değil, küçük dönüşler kazandırır.
Bir öfkeyi yutmak.
Bir özrü dilemek.
Bir helallik istemek.
İşte muhasebe budur.
Ve belki de en önemli soru şudur:
Bu ayın sonunda sadece takvim mi değişecek,
Yoksa biz de değişecek miyiz?
Yorumlar (0)
Tüm Yazıları